Kapat
Gönderiliyor...
Kapat
Çizelge İndir
Çrş,Nis 26
Sal,Tem 04
Çrş,Tem 05
Prş,Tem 06
Cum,Tem 07
Cts,Tem 08
Paz,Tem 09
Pzt,Tem 10
Sal,Tem 11
Çrş,Tem 12
Prş,Tem 13
Cum,Tem 14
Pzt,Tem 17
Sal,Tem 18
Çrş,Tem 19
Prş,Tem 20
Cum,Tem 21
Konser Mekan Saat Bilet Fiyatları

Hülya Tunçağ

Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin 2002'den beri, caz dünyamıza önemli katkıda bulunan isimlere lâyık gördüğü "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" bu sene, 40 yılı aşkın bir süredir Türkiye'de caz müziğinin tanınması, sevilmesi ve benimsenmesinde önemli rol oynayan kıdemli bir radyo programcısına, bana da caz zevkini ilk aşılayan kişi olarak bir gönül borcum bulunan ünlü yapımcı Hülya Tunçağ'a veriliyor... İzmir Radyosu kökenli olmasına karşın, 1993'ten beri İstanbul Radyosu'nun bir "dış yapımcı"sı olarak, ayrıntılı bilgiler içeren caz programlarını özenle hazırlamaya ve dingin ses tonuyla sunmaya devam eden sevgili Hülya'yı sizlere biraz daha yakından tanıtmaya geçmeden önce, ortak tutkumuz "radyoculuk"tan biraz olsun söz etmem gerekli sanırım...

Bir zamanlar evlerimizdeki tek eğlence kaynağı olan radyo ne yazık ki artık eskisi kadar popüler değil; tıpkı sinema gibi, o da "aptal kutusu" televizyonun çağdaş sosyal ve kültür hayatındaki ezici hükümranlığına yenik düştü. Üstelik 2000'li yıllarda gençler, istedikleri şarkıyı Internet'ten MP3 çalarlarına anında indirme, biraz daha meraklı olanlar ilgi duydukları müzisyenlerin hayat öykülerine yine internet'ten kolayca ulaşma şansına sahipler. Oysa benim büyüdüğüm 1960 ve 70'lerde, ya da radyo programcılığına başladığım 1990'larda bu tür olanaklar, kolaylıklar yoktu. Hele 1985 öncesine, müzik kayıtlarına CD'ler yerine, Türkiye'de pek azı piyasaya sürülen 45 ve 33 devirli plaklar aracılığıyla erişildiği dönemde, radyo vazgeçilemez bir dosttu. Bizler o günlerde FM bandı, özel radyo nedir bilmezdik; devletin resmi yayın organları olan, "uzun dalga"dan yayın yapan ve tüm Türkiye genelinde dinlenebilen Ankara Radyosu, "orta dalga"dan kendi bölgelerine yayın yapan İstanbul ve İzmir radyoları ve bunlardan da önemlisi, her gün akşam saatlerinde sadece çok sesli müzik yayını yapan (bir bakıma Radyo 3'ün öncüsü sayılan), 1 kw gücündeki o parazitli "il radyoları" müzik zevkimizi şekillendirmekteydi. Ve "radyoculuk" o dönemlerin en popüler mesleklerinden biriydi. TRT'nin 1964'te kurulmasından önce, her gün evlerimize sesleriyle konuk olan, Türkiye Radyoları'nın "ünlü" program yapımcıları arasında ilk akla gelenler, (İstanbul Caz Festivali'nin daha önce onurlandırdığı) dönemin unutulmaz caz programcıları İlhan Mimaroğlu ve Cüneyt Sermet'le; o günlerin popüler müziklerini (bazen sınırlı olanaklar gereği tekrar tekrar) mikrofona getiren Fecri Ebcioğlu, Sezen Cumhur Önal, Aykut Sporel, Engin Arman gibi efsanevi isimlerdi. Bizlerse, onlardan sonra gelen kuşağı, İzzet Öz'leri, Yavuz Aydar'ları, Cem Gökmen'leri pilli transistorlu cep radyolarımızdan dinleyerek büyüdük. İşte o "genç" kuşağın tek caz yapımcısı olarak belleklerde ayrıcalıklı bir yer edinen Hülya Tunçağ da, 40 yıldan beri Türkiye'de cazın sevilmesine en önemli katkıda bulunmuş radyocudur hiç kuşkusuz. Tabii ki, programları aracılığıyla cazla tanışıp keyif almamı sağlamasından ve bir bakıma hayatımı değiştirmesinden 20 yıl kadar sonra, onunla İstanbul Radyosu'nun emektar stüdyolarını meslektaş olarak paylaşmaya başlamam da ayrı bir gurur vesilesidir benim için...

Balıkesir'de doğan Hülya Güngör (Tunçağ), müziği ve sinemayı çok seven kalabalık bir aile ortamında büyüdü. Kendi deyimiyle çocukluğundan beri "müthiş bir radyo dinleyicisi"ydi. Müzisyen ağabeyleri Necdet ve Kaya Güngör'ün izinde yürüyerek, bir yandan Ankara Radyosu'nun Batı Müziği Bölüm Şefi olan Cüneyt Sermet'in "Caz Müziği" adlı açıklamalı programlarına, öte yandan kısa dalgadan yayın yapan Amerika'nın Sesi radyosunun caz programlarına merak sardı. İzmir Karşıyaka Kız Lisesi'nden mezuniyetinin ardından, 1967 yılında, İzmir Radyosu'nun Bülent Özveren'in önderliğinde kurulacak Hafif Batı Müziği Servisi için açtığı sınavı, Sebla Özkantarcı (Özveren), Ümit Tunçağ, Ali Kocatepe, Bülent Gül ve Renin Faralyalı (Batıgün)'le birlikte kazandı. Yaşamındaki dönüm noktası ise, İzmir Radyosu'nda düzenlenen iki aylık kursun eğitmeni de olan Cüneyt Sermet'le tanışmasıydı. Hülya'nın caza olan ilgisini hemen fark eden üstad, kursa katılan genç yapımcı kadrosundan bir tek onu caz programcılığına yönlendirmişti. Böylece Ocak 1968'den itibaren yarım saatlik ilk caz programlarını hazırlamaya başladı. İzmir Radyosu'nun ilk açıklamalı caz programı olan 36 dizilik "Doğuşundan Günümüze Dek Caz" programıysa 1970 yılında yayına girdi. 1972'de, radyodan arkadaşı Ümit Tunçağ'la hayatını birleştirirken, TRT Radyo 3'de hala Cumartesi geceleri yayınlanmakta olan, yeni kayıtları, modern albümleri tanıttığı en uzun soluklu programı "Günümüzde Caz"ı hazırlayıp sunmaya da başladı. Aslında yıllar boyunca uzmanlaştığı caz dışındaki müziklere de ilgi duyduğundan, radyo kariyerinin ilk dönemlerinde rock ve film müziği programları da hazırlamıştı...

Tunçağ çiftinin 1975 yılında, Tan adını verdikleri bir oğulları oldu. Anneliğini radyoculukla beraber yürüten Hülya, o arada üniversiteye de girdi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Müzikoloji bölümünden (1981) ön lisans, aynı üniversitenin Sinema-Televizyon-Fotoğrafçılık bölümünden (1988) lisans diploması sahibi oldu. 1993'te kadrolu yapımcı olarak çalıştığı TRT'den emekliye ayrıldıysa da, o günden bu yana TRT Radyo 3'de, önce İzmir, daha sonra da İstanbul Radyosu'na bağlı bir "dış yapımcı" olarak çeşitli müzik programları hazırlayıp sunmayı sürdürdü. Bir süre TV yapımcılığına da soyunan Hülya, 1994-95 yıllarında TRT-2'de, önce eşi Ümit Tunçağ ile, daha sonra tek başına "Caz Müziği" adlı programı hazırladı ve sundu. Pera Güzel Sanatlar Okulu'nda "Caz Tarihi" (1997-98), Akademi İstanbul'da "Radyo Programcılığı" ve "Caz Tarihi" (1998-2003), Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Bölümü'nde "Caz Tarihi" (2003) dersleri veren; Jazz dergisinde caz müzisyenleriyle yaptığı söyleşileri ve bir süredir "Günümüzde Caz" başlığı altında makaleleri yayınlanan Hülya, 1997 yılında Arto Tunçboyacıyan ile Aydın Esen'in ortak albümlerinin prodüktörlüğünü üstlendi ve Ada Müzik için "Türk Caz Tarihi"ni belgeleyen (henüz piyasaya sürülmeyen) bir kitap-CD seti projesi hazırladı. 1995-98'de "İstanbul Caz Derneği"nin başkanlığını, 1994-98'de İzmir Avrupa Caz Festivali'nin danışmanlığını yapan Türkiye'nin en kıdemli caz prodüktörü, TRT Radyo 3 için hazırladığı programlar dışında, 1995-96'da Açık Radyo'da "Ekinoks" programını, 1996-97'de Yapı Radyo'da, 2006-07'de ise NTV Radyo'da "Lady Blue" adlı programlarını hazırladı ve sundu. Eşinden 1997 yılında ayrılmasına karşın Tunçağ soyadını kullanmayı sürdüren Hülya, o tarihte İzmir'i terk edip İstanbul'a yerleşti. On bir yılın ardından 2008'de İzmir'e geri döndüyse de, ani bir kararla, 2009'un Nisan ayında Bodrum Bitez'e yerleşen Hülya, 2005 yılından bu yana da İstanbul Caz Festivali'nin Danışma Kurulu üyelerinden biri...

Bu yazıyı, caz sevgisini sadece radyo programlarıyla değil, her fırsat bulduğunda sohbet, seminer ve atölye çalışmaları aracılığıyla, onu yıllardır tatlı sesinden tanıyan cazseverlerle yüzyüze paylaşmaktan da büyük zevk alan ve son olarak Akbank Caz Festivali'nde, ortak tutkularımız olan "Caz ve Sinema" üzerine çok keyifli bir sunum/sohbeti paylaştığımız sevgili Hülya'nın kendi sözleriyle bitirmek istiyorum: "Binlerce dinleyiciyle müziği ve bilgiyi paylaşmanın zevki hiçbir şeyde yok. (Radyonun) modası asla geçmez... Kendimi her zaman çok şanslı görmüşümdür. Çünkü biraz da rastlantıyla bu mesleği seçtim... Her program bir dünyadır aslında. Bizim mesleğimiz herhalde doktorluk gibi. Öğrenmenin sonu yok. Her zaman bir şey öğreniyorsunuz. Hiçbir zaman memur gibi düşünmedim kendimi... Biz TRT'de hiç şımartılmadık. Beklentimiz yoktu ama hep eleştiri beklemişimdir. Bazen hiç umulmadık bir anda ve mekânda bir dinleyicinizle karşılaşıyorsunuz. O insanın hayatını etkilemiş olduğunuzu anlayarak çok mutlu oluyorsunuz... Radyoyu hiç bir şeye değişmem. Aslında farkında olmadan dinleyiciyle birebir beraber oluyorsunuz. Televizyon gibi değil, çok özel ve bence çok ölümsüz. Yerini kolay kolay hiç bir şey tutamaz."

Ali Sönmez
(Bu yazının hazırlanmasında, Hülya Tunçağ ile farklı tarihlerde gerçekleştirdikleri söyleşilerinden yararlandığım değerli caz dostları Tunçel Gülsoy, Orhan Kahyaoğlu, Seda Binbaşgil ve Devrim Dikkaya'ya teşekkür ederim.)

TRT'de hazırladığı programlar:
1968-1969 MÜZİK KUTUSU (Radyo 1)
1968-1971 CAZ ALBÜMÜ (Radyo 1)
1970-1971 DOĞUŞUNDAN BUGÜNE DEK CAZ (Radyo 2)
1970-1975 FİLM MÜZİKLERİ (Radyo 3)
1971-2010 GÜNÜMÜZDE CAZ (Radyo 2; 1972'den sonra Radyo 3)
1975-1986 MÜZİK ŞÖLENİ (Radyo 2)
1978-1994 POP-CAZ (Radyo 3)
1980-1985 CAZ USTALARI (Radyo 3)
1993-2006 GECE VE CAZ (Radyo 3)
1997-2005 YAŞAYAN CAZ (Radyo 3)
2009 (ilk 3 ay) EKİNOKS (Radyo 3)