Genç Caz+ 23 Albümü

İstanbul Caz Festivali tarafından 2021 yılında başlatılan ve caz, funk, R&B, neo-soul, elektronik müzik, hip-hop türlerinde veya türler arası müzik yapan genç müzisyenlerin yer aldığı Genç Caz+ projesinin üçüncü albümü Genç Caz+ 23, 21 Kasım’da Spotify, Apple Music, Deezer, YouTube Music, Fizy ve Muud gibi çeşitli platformlarda yerini alacak. Albümde 30 yaşın altındaki genç müzisyenlerden oluşan 6 müzik grubunun kendilerine ait ve daha önce yayımlanmamış birer özgün besteleri yer alıyor. Genç Caz+ projesiyle yetenekli ve umut vadeden yeni müzisyenler profesyonel müzik dünyasına adım atıyor.

Yapımını festivalin üstlendiği Genç Caz+ 23 albümünde yer alan gruplar bu yıl da müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerle birlikte çalıştı. Eggmann Quartet’e Volkan Öktem, BÜMK Orkestra’ya Korhan Futacı, Keskin Band’e Okan Kaya, Esra Gürçay Quartet feat. Peter Shalamov’a Önder Focan, Zonda 4’e Ayşe Tütüncü ve Projektiles’a Selen Gülün prodüktör olarak destek verdi. Albümün kayıt, miks ve masteringi ise Sinan Sakızlı'ya ait. Albüm fotoğraflarını Muhsin Akgün çekti. Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlar esnasında gruplara eşlik eden müzisyenlerin de katkısıyla gençliğin cüretkâr dinamizminin, ustalığın kendinden emin bilgeliğiyle dengelendiği, belki de bu anlamda ülkemizde biricik olabilecek özgür ve dinamik bir albüm ortaya çıktı.

İKSV tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda ve TC Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali’nin yapımını üstlendiği Genç Caz+ 23 albümü, İKSV Genç Sanatçı Fonu ile Mehmet Uluğ Fonu desteği ve Sony Müzik işbirliğiyle yayımlanıyor.

İyi bir başlangıç

Genç Caz+ 23 heyecan ve tutkunun ön planda olduğu bir albüm. Nitekim grupların her biri dönüştürme ve fark yaratma tutkusuna, bu tutkunun ateşleyicisi olan gençlik heyecanına sahip. Eggmann Quartet’in kendini ifade ettiği üç kelime “dostluk, adanmışlık ve tutku”, BÜMK Orkestra’nın hiç aksamayan ve saatler süren provaları, Keskin Band’in müzik yapmayı toplumsal bir sorumluluk olarak görmesi gibi durumlardan doğan duygular albüme de yansıyor. Festival kapsamındaki bir albümde yer almak, kendi bestelerini kaydetmek, takip ettikleri müzisyenlerle birlikte çalışmak da bu heyecan ve tutkuyu pekiştiriyor. Buna karşın, ekiplere eşlik eden müzik profesyonellerinin tecrübesi ve dokunuşları, ayakları daha yere basan bir albüm için dengeleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla albüm, henüz yolun başındaki gruplar için kendilerinin en iyi versiyonları olma yolunda ciddi bir adım ve “iyi bir başlangıç”.

Türler arasında gezinen dinamik, özgür ve cesur bir albüm

Albümde yer alan genç müzisyenler farklı türlerden beslenen yenilikçi ve özgürlükçü bir yaklaşım benimsiyorlar. Her bir müzisyen hem kendinin hem de grubunun kolektif üretimini besleyecek türler arasında korkmadan geziniyor. İstanbul Caz Festivali’nin yapısıyla uyumlu bir biçimde Genç Caz+ 23 albümü de cazın özgürleştirici, yenilikçi ve kapsayıcı yanlarını vurguluyor. Farklı müzik türlerine alan açan albümde eserleriyle yer alan Genç Caz+ müzisyenleri, yaptıkları müzikte cazın yanı sıra rock, rock füzyon, alternatif rock, funk, pop, neo-soul gibi farklı türlerden besleniyorlar. Bu türleri caz kalıplarında yorumluyor, yeni biçimler ortaya koyuyorlar. Öyle ki, Projektiles’ın tribünlere de yakışacak bir bando marşı hissi veren, yerel tınılarla beslenmiş, kaotik rock füzyon bestesi “Şeytan Pazarı” ile Esra Gürçay Quartet feat. Peter Shalamov’un caz standardında, neo soul denilebilecek, klasik müzik etkileri taşıyan bestesi “For Next Season” aynı albümde yan yana geliyor. Zonda 4’ün ağırlıklı olarak Latin ezgilerine yer verdiği, caz füzyon bestesi “Time Invariant”ta piyano ve saksofon paslaşarak albümün verdiği “hep birlikte bir yere gider gibi” hissini tamamlıyor. Bu minvalde Genç Caz+ 23, bir yanda ağırlıklı olarak cazı rock ile harmanlayan diğer yanda projenin de amacına uygun olarak türler arasında gezinen, özgür, dinamik ve cesur bir albüm.

Farklılığın ahengi ile kolektif çalışmanın ürünü

Albüm, farklılıkların bir araya geldiği, demokratik bir ekip çalışmasından doğuyor. Grupların hem kendi aralarında hem de kendilerine eşlik eden prodüktörlerle yer yer uyum yer yer yaratıcı çatışmalar içinde çalışmaları albüme çokseslilik katıyor. Müziğin evrenselliği gibi, cazın ekip çalışması isteyen demokratik bir müzik olması da somut ve de icracıların içselleştirdiği bir gerçek. Müzik kariyerlerinin çok başında olmalarına rağmen Genç Caz+ grupları da eserlerini bu bilinçle icra ediyorlar. Farklı müzikal altyapılara, farklı geçmişlere, karakterlere ve hatta kültürlere sahip ekiplerin birliktelikten doğan uyumu bestelerine de yansıyor. Albümde yer alan bestelerin her biri ortak çalışmanın ürünü ve her grubun müziğini özel kılan, onu kendilerinin yapıyor olması. BÜMK Orkestra’nın üç ay boyunca üzerinde çalıştığı, pop, funk ve fusion sularında gezinen “Did I Fall?” isimli bestesinde grup üyelerinin her birinin imzası var. Keskin Band’in alternatif rock olarak tanımladığı, blues esintilerine de yer veren bestesi “Gökyüzü”nün ortaya çıkış hikâyesinde olduğu gibi, biri kıvılcımı yakıyorsa diğerleri ateşi beslemeye geliyor. Böylece farklılığın müzikle beraber ortaya çıkan ahengi ile birbirini gözeterek parlatmayı, kendi de parlamayı bilen ekip ruhu bir araya gelip albümü, çeşitli renklerin birbiriyle uyum içinde sıralandığı bir kartelaya dönüştürüyor.

—Seren Erciyas


Albümde yer alan müzisyenler ve eserlerine dair ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Yukarı