Bilet Bilgileri

TARİH&SAAT MEKAN TAKVİMİNE EKLE BİLET FİYATLARI  
{{item.tarih}} *° {{item.mekan}}


BİLET AL BİLET AL REZERVASYON YAP ÜCRETSİZ KONTENJAN DOLMUŞTUR

REZERVASYON FORMU

Gece Gezmesi Konserleri

{{item.headline}}
> DETAYLI BİLGİ
 

JOSHUA LANE vokal | ALEX GARCIA davul | SAL SALMANO bas | RILEY DUNN tuşlu çalgılar | SHAY STULZ gitar | VIANE ESCOBAR geri vokal | ANDY SANTOS geri vokal | CAMILLE COLLINS üflemeli çalgılar | STEVEN SCHLOSBERG üflemeli çalgılar | JULIAN JOHNSON üflemeli çalgılar | ALEX SANTILLI perküsyon

Soul müziğin yükselişteki yıldızları, San Diegolu Thee Sacred Souls, ilk kez İstanbul’a geliyor.

Bir mesajla hızlıca bir araya gelerek ilk buluşmalarında en iyi şarkılarından birini, “Can I Call You Rose”u ortaya çıkarmış olsalar da onlar sakinlikleriyle seviliyor. Bir anlığına parlayan bir kıvılcımdan ziyade baktıkça büyüleyen bir alev gibiler. Thee Sacred Souls, basçı Alex Garcia ve davulcu Sal Samano’nun birlikte doğaçlama çalarken vokaliyle eşlik etmesi için Josh Lane’e bir Instagram mesajı göndermeleriyle filizlendi. İlk buluşmalarında Lane, ikilinin müziğini dinlerken “Can I Call You Rose?”u doğaçlama söylüyordu. Sadece ikinci kez birlikte sahneye çıktıklarında onları izlemeye gelen, soul müziğin yeniden canlandığı dönemin mimarlarından, Daptone Records’ın sahibi Gabe Roth’tan stüdyoda kayıt teklifi aldılar.

2020’de “Can I Call You Rose?”un bir tekliye dönüşmesinin ardından, Eric Burton’ın Rolling Stone için 2020’nin şarkısı seçtiği “Give Us Justice” geldi. 2021, milyonlarca kez dinlenen “Will I See You Again?”in; 2022 ise grupla aynı adı taşıyan ilk albümlerinin yılı oldu. Müzik dünyasında “olgunlaşmış” bir ilk albüm yayımlamak, ikincisi için grup üzerinde baskı yaratsa da Got a Story to Tell ile çıtayı yükseltmeyi başardılar. Geçen yedi yılda yoğun tempolu turnelere çıktılar, Coachella’yı salladılar, Stevie Wonder ile aynı sahneyi paylaştılar ve ünlü hayranları arasına Beyoncé’yi eklediler. 2025 yazını “We Don’t Have To Be Alone” teklisiyle resmen başlatan da onlardı. Kimisi için bir zaman yolcusu, kimisi içinse müziğe inancı tazelemek için dünyaya gönderilen kutsal elçiler oldular.

Thee Sacred Souls’un alameti farikaları analog kayıt, 60’ların soul ruhu, yavaş tempo, eşlikçi Latin ritimleri, biraz Los Ángeles Negros tadı, biraz 70’lerin İspanyol soul rüzgârı, bazen de 1930’lardan kalma Delta blues… Tüm bunlarla birlikte ve “daha karanlık” gördükleri ikinci albümlerine rağmen umut eken sözleri, grubun imzası ve mucizelerinden biri. Her şarkıları, birçok hikâyenin parçalarını birleştirerek bir bütüne varıyor ve bir şekilde kendi biricik aşk hikâyelerimize sızıyor. Üstelik hangi jenerasyona ait olursak olalım.

Thee Sacred Souls ile Türkiye’deki ilk randevunuz için yanınızda bir gül getirmeyi ve Josh Lane’nin Harbiye’nin oturma düzenine karşı çıkarak sizi ayağa kaldırıp aranıza karışabileceği ihtimalini unutmayın.

Groove, reverb, twang: Konserin açılışını LA LOM yapacak

Los Angeles Müzisyenler Birliği (The Los Angeles League of Musicians), kısaca LA LOM, kozmopolit bir şehrin ritim ve melodik çeşitliliğini bir araya getiriyor. LA LOM herkesin müziğini çalıyor. Gitarist Zac Sokolow, basçı Jake Faulkner ve perküsyoncu Nicholas Baker’dan oluşan enstrümantal üçlü, Hollywood Bulvarı’ndaki tarihi Roosevelt Oteli’nde çalmak için bir araya geldi. 30’lar ve 40’ların Latin müziğiyle başlayan repertuvarlarına 60’lardan soul baladlar eklediler. Sonra romantik bolerolar, Peru Chicha ve Bakersfield Country, Cumbia Sonidera işin içine girdi ve adım adım kendi ses evrenlerini yarattılar. Kısa sürede büyük kalabalıklar için çalmaya başladılar, albümler yayımladılar. Los Angeles’ın ruhunu ve temposunu sert gitar tınılarına karıştırdıkları evrenleri, kesinlikle romantizm yüklü ancak dinleyeni geçmişe götürdüğü söylenemez. Aksine, geçmişi bugüne getirmeyi başarıyorlar.

Thee Sacred Souls "Lucid Girl" (Official Music Video)

ÖNEMLİ BİLGİLER

  • Kapı açılış: 19.00
  • 7 yaş ve üzeri için uygundur.
  • 18 yaş altı izleyiciler etkinliğe bir yetişkin refakatinde katılabilir.
  • Etkinlik numaralı oturmalı düzendedir.
  • Yeme-içme imkânları bulunur.
  • Mekâna ait bir otopark yoktur.
  • Vestiyer yoktur.
  • El çantasından büyük çantalar, bavul ve büyük sırt çantaları mekâna kabul edilmez.

ERİŞİLEBİLİRLİK

  • Mekâna M2 metro hattı (Osmanbey ve Taksim, Gezi Parkı çıkışı, 1 km) ve otobüs (Maçka Demokrasi Parkı, 400 m) ile ulaşılabilir.
  • Otopark ve indirme-bindirme noktası ana girişe 200 m uzaklıktadır.
  • En yakın erişilebilir otopark Maçka Kapalı Otopark’tır (400 m).
  • Ana girişin zemini düzdür. İzleyici alanında merdivenler bulunur. Rampa erişimi sınırlıdır. Tekerlekli sandalye kullanan izleyiciler içeri sahne arkasından alınır. Personel gerekli desteği sağlayacaktır.
  • Asansör ve erişilebilir tuvalet yoktur.
  • Engelli izleyiciler %50 indirim hakkına sahiptir. İndirimden yararlanmak için engelli izleyicilerimizin katılmak istedikleri etkinlikleri ve Passo hesaplarında kayıtlı e-posta adreslerini, engelli kartlarını da ekleyerek bilet@iksv.org adresine yazmalarını rica ederiz. Ardından bilet ekibi Passo’da bilet rezervasyonu oluşturacak, biletler “Rezervasyonlarım” sekmesinden indirimli olarak alınabilecektir. Biletlerin tükenmesi durumunda indirimli bilet sağlanamayabilir.

Bilet satışlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayın.

Yukarı